Sıcak bir Temmuz sabahı geldim Urla’ya. Kalabak’tan dolmuşla Urla’ya doğru giderken, yer yer evlerin böldüğü denizin güzelliği ne kadar da doğru bir tercih yapmışım dedirtiyordu bana. Uzun süre Anadolu’nun en doğusunda, Van da memuriyetten sonra buraya çıkmıştı tayinim. Elimde babadan kalma valizin içine kitaplarımı da koyup düşmüştüm yola. İnsan nerede doyuyorsa oralı derdi babam. Ama beni en çok soğuk yıpratmıştı Van’da. İşte 40 dereceye varan ve insanı oturduğu yerde terleten bu sıcakta belki de bundandı Van’ın karlı kış gecelerini düşünmem.