Elbet Bir Gün Buluşacağız

Geçen ayki yazımda Temmuz ayında yapacağım festivalle ilgili konuşmuştuk. Onun üzerinden o kadar çok şeyler geçti ki, insanlık daha ziyade canıyla uğraşır durumda. Berbat, Amerikan korku ya da basit bilim kurgu filmlerini aratmayacak düzeyde yaşıyoruz günleri. Her anını belleklerimize kazıyoruz ama. İnsanlık tarihi kadar eski bir sanat dalıyla uğraşan bizler, geleceğe kalırsak eğer, belleklerimizden çıkarıp bu günleri anlatacağız tekrar. Kötü günleri hatırlayıp üzülmek için değil ama; ciğerlerimize bir bayram havası yaşatan oksijenin değerini bilelim diye. Ya da insanoğlunun zor anlarda neler yapmaması gerekliliğini, dar alanda yaşadığı çaresizliği anlatacağız belki.

Bunun gibi çok ölüm gördü tiyatro. Ama en sonunda hala geleceğe umut taşıyan bir estetik olarak duruyor yanı başımızda. Onun içindir ki; evde kaldığımız bugünlerde yeniden sarıldık tiyatroya. Arşiv videolarıyla farklı hikayeleri dinledik, öznesi olduğumuz hikayemizde.

Yeni bir festivali yapacak olmanın heyecanı kalbimizin yanı başında durakoysun, bu günleri nasıl üreterek geçiririzi deşelim. Yeni oyun okumaları, prodüksiyon düşünceleri, belki daha önce anlatılmış hikayeleri daha başka şekilde nasıl anlatırız düşünceleri. Farklı bir dert bulup bunu kaleme kağıda dökme gayreti. Üretecek oldu mu insan, dört duvar engel olamıyor.

Geçsin gitsin artık şu bela. Biz de hep heyecanlı ve ayakları titrek halimizle selama çıkalım yine. Siz de evlerinizden arşivlerimize gösterdiğiniz ilgiyi gişelere doğru yönlendirin. Birbirimizin soluk alışverişini duyarak anlatalım hikayemizi.

….

Öte yandan, birçok meslek dalı gibi özel tiyatrolar da ciddi darbe aldı bu virüsten. Yan geliri olmadan ve geçimini sadece tiyatrosunun gişe hasılatıyla yapan birçok meslektaşım zor günler geçiriyor eminim. Kültür Bakanlığı konuyla ilgili bir destek başlattı. Ancak desteği almak için birçok prosedürü tiyatronuzda daha önceden yapmış olmalısınız. O prosedürleri gerçekleştirmek için de destek gerek ya, neyse. Bu noktada tiyatro örgütlenmelerinin önemi daha net anlaşılır umarım. Tiyatro Kooperatifi ve Oyuncular Sendikası haricinde başka bir örgütlenme de yoktu bakanın karşısında. Kooperatif şu anlık İstanbul’da örgütlü. Sendika ise geneli TV ve sinema oyuncuları. Anadolu’da başka bir tiyatro pratiği olduğu gerçeği sözü geçen iki kurum tarafından ne kadar biliniyor bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, kişisel hırs ve egolarımızı birlikte mücadele eder pozisyon için kullanmadığımız sürece bizim adımıza konuşan da, yazan çizen de çok olur.